3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde Gazetecilerin Yanındayız
3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü, başta tutuklu gazeteciler olmak üzere, mesleğini onuruyla sürdüren tüm gazetecilere kutlu olsun.
Ne yazık ki Türkiye’de basın özgürlüğü ciddi biçimde kısıtlanmış durumda. Türkiye’de geçmişten bugüne iktidarlar, basını çoğunlukla resmi görüşün taşıyıcısı haline getirmiştir. Özellikle Kürt meselesinde, medya devletin çizdiği sınırların dışına çıkmamış; devletin baskı, inkar ve asimilasyon politikalarının aracı olmuştur.
Bu sınırların dışına çıkan gazeteciler ise etnik kimliklerine bakılmaksızın baskıya, soruşturmaya ve cezalandırmaya maruz bırakılmıştır.
Kürt basını tarih boyunca yasaklamalar, baskılar, gözaltılar ve tutuklamalarla karşı karşıya kalmış; sindirilmek istenmiştir. Onlarca Kürt gazeteci öldürülmüş, binlercesi hapse atılmıştır.
AKP iktidarının son dönemlerinde bu baskılar daha da yoğunlaşmış, gazeteciler Terörle Mücadele Yasası, Dezenformasyon Yasası, Siber Güvenlik Yasası gibi düzenlemelerle hedef alınmıştır. Haberlere getirilen erişim engelleri, sansür uygulamaları, ekonomik yaptırımlar, RTÜK ve Basın İlan Kurumu’nun cezalandırıcı rolü, muhalif gazetecilere yönelik akreditasyon engelleri, ifade özgürlüğünü yok etmeye yönelik birer araç haline gelmiştir.
Tüm bu baskılara rağmen görevini meslek ilkeleri doğrultusunda sürdüren gazeteciler tutuklanmakta, susturulmaya çalışılmaktadır. Kürt gazeteciler ise bu anti-demokratik uygulamaların en ağır yükünü taşımaya devam etmektedir.
3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü vesilesiyle; meslek etiği çerçevesinde çalışan gazetecilerin hedef alınmasını kınıyoruz.
Tutuklu gazeteciler derhal serbest bırakılmalıdır.
Basın özgürlüğünün önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.
03 Mayıs 2025
PSK – Kürdistan Sosyalist Partisi
Basın Bürosu
Divê Ferîd Azad were azad kirin
Burjuva Kibrini Ve Şovenizmi Reddediyoruz!
Em Dikarın Bi Hêza Xwe Ya Yekgirtî Qeyda Dorpêçê Bişkînin
KUŞATMA ÇEMBERİNİ GÜCÜMÜZÜ BİRLEŞTİREREK KIRABİLİRİZ
CHP’ye Yönelik Mutlak Butlan Kararı Yargının Siyasete Açık Müdahalesidir
Polîsan li Qoserê êrîşî çalakîya ji bo zimanê kurdî kirin
15ê Gulanê Roja Cejna Zimanê Kurdî Pîroz be!
Me Komkujiya Dêrsimê Ji Bîr Nekiriye
Dersim Tertelesi’ni Unutmadık, Unutmayacağız!
Pîrozbahiyê li Amedsporê dikin
Irkçı-şoven ve soykırımcı BAAS rejiminin, Enfal Operasyonları sürecince, Halebçe kentine kimyasal silahlarla saldırmasının üzerinden 38 yıl geçti.
BAAS rejiminin Güney Kürdistan halkını yoketmeyi amaçlayan planının bir parçası olan Halebce katliamını planlayıp uygulayaların bir kısmı BAAS rejiminin yıkılmasından sonra tutuklandılar, idam cezasına çarptırıldılar, idam edildiler.
Kürd halkının BAAS rejimine karşı yürüttüğü direnişi sürdürüp 1991 yılında gerçekleştirdiği Raperin ile ülkesinin önemli bir bölümünü özgürleştirip BAAS rejiminin heveslerini kursağında bırakması, kuşkusuz Halebce’nin katillerine verilmiş en büyük cezalardan biridir.
Ama Halebce’nin acısı henüz dinmiş değil ve yarası kanamaya devam ediyor. Çünkü:
Başta BAAS rejimine kimyasal silah üretiminde hammadde ve teknik yardım sağlayan devletler ve şirket yöneticileri olmak üzere soykırımın tüm sorumlularına yönelik hiç bir adım atılmadı;
Bir Irak mahkemesinin Halebce katliamının insanlık suçu olduğuna dair karar almasına rağmen, Irak devleti konuyu uluslararası mahkemeye taşımadı;
BAAS rejiminin sorumluları Uluslararası Mahkemelerde insanlık suçundan yargılanmadılar;
Irak devleti, Halebce soykırımının yol açtığı psikolojik, sosyal, sağlık ve ekolojik sorunların çözümü doğrultusunda henüz daha ciddi adımlar atmış değil;
Birleşmiş Milletler’in, Kürdlerin 16 Mart’ın, kimyasal silahlarla mücadele ve Kürd halkıyla dayanışma günü olarak ilan edilmesi ortak talebine kulaklarını tıkaması sürüyor.
38. yılında bir kez daha Halebce soykırımını mahkum ediyor, şehidlerin ailelerine başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.
Kürdistan Hükümeti’ni Halebce soykırımında yer alan Kürd işbirlikçilerinin yargılanması için harekete geçmeye çağırıyoruz.
İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik hava saldırıları ve İran İslam Cumhuriyeti’nin saldırılara verdiği cevap, çatışmaların yaşandığı bölgenin merkezinde bulunan ülkemizde yeni Halebce’lerin yaşanması tehlikesini de doğuruyor. Bu tehdidin bertaraf edilmesi ve BM’nin 16 Martı Kürd halkı ile dayanışma günü olarak ilan etmesi amacıyla Kürdistan Hükümetini, Kürdistanlı tüm siyasi parti ve örgütleriyle diasporada faaliyet yürüten Kürd sivil toplum kuruluşlarını el ele vermeye çağırıyoruz.
16 Mart 2026
PSK-Kürdistan Sosyalist Partisi
Divê Ferîd Azad were azad kirin
Burjuva Kibrini Ve Şovenizmi Reddediyoruz!
Em Dikarın Bi Hêza Xwe Ya Yekgirtî Qeyda Dorpêçê Bişkînin
KUŞATMA ÇEMBERİNİ GÜCÜMÜZÜ BİRLEŞTİREREK KIRABİLİRİZ
CHP’ye Yönelik Mutlak Butlan Kararı Yargının Siyasete Açık Müdahalesidir
Polîsan li Qoserê êrîşî çalakîya ji bo zimanê kurdî kirin
15ê Gulanê Roja Cejna Zimanê Kurdî Pîroz be!
Me Komkujiya Dêrsimê Ji Bîr Nekiriye
Dersim Tertelesi’ni Unutmadık, Unutmayacağız!
Pîrozbahiyê li Amedsporê dikin