Kürt Siyasetçilerine Yönelik İntikamcı Yaklaşımı Kınıyoruz

MHP lideri Bahçeli’nin çağrısı ve DEM heyetinin İmralı Adasına gerçekleştirdiği ziyaretler sonucunda PKK lideri Abdullah Öcalan 27 Şubat 2025 tarihinde PKK’ye silah bırakma ve kendini feshetme çağrısında bulundu.

Son 40 yıldır Kürt halkına büyük can ve mal kayıplarına neden olan, gelinen aşamada Kürt demokratik siyasetini bloke eden ve hiçbir anlamı kalmayan çatıma ve şiddetin son bulması bakımından silahları bırakma çağrısını önemsiyor ve destekliyoruz.

Silah ve şiddetten arınma sürecinin başarıya ulaşması için devlet bir an önce gerekli adımları atmalıdır. Silahlarını bırakanların normal hayata dönmeleri, siyasal nedenlerle zindanlarda tutulanların serbest bırakılması, Kürtlerin siyasal zeminde özgürce örgütlenmeleri ve hak arama mücadelesinin önündeki engellerin kaldırılması vb. için bir an önce yasal ve anayasal düzenlemeler yapmalıdır.

Öte yandan Türkiye’de şiddet ve çatışma ortamının son bulması Kürt meselesinin çözümü anlamına gelmez.  Kürt meselesinin çözümü Kürt halkının temel ulusal haklarını içeren köklü ve kapsamlı yasal ve anayasal düzenlemelerle mümkündür. Silahların susması ise Kürt halkının özgürlük mücadelesi ile Türkiye’nin demokratikleşmesi bakımından demokratik ve siyasal zeminin olgunlaştırmasını kolaylaştırabilir.

Bu ise Kürt halkının haklı mücadelesinde yeni bir başlangıç anlamına gelir.

Kürt halkının ulusal demokratik haklarına kavuşması ve kendi ülkesinde federal bir statüye kavuşması uğrundaki mücadelesi bundan böyle güçlenerek devam edecektir.  Söz konusu haklı mücadeleye hiç kimsenin ipotek koyması ve engellemesi mümkün değildir.

02.03.2025

Kürdistan Sosyalist Partisi

              (PSK)

Merkez Yürütme Kurulu

Barış ve Normalleşme Beklentilerine Vurulmuş Darbe

Kürt Siyasetçilerine Yönelik İntikamcı Yaklaşımı Kınıyoruz

Kobanê Davası olarak bilinen davada Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nin HDP önceki eşbaşkanları ve yöneticileri hakkında verdiği ağır cezalar barış ve normalleşme beklentilerine vurulmuş büyük bir darbedir.

Türkiye’deki benzeri davalar gibi HDP eşbaşkanları ve yöneticileri hakkında açılan Kobanê Davası da baştan itibaren siyasi amaçlarla açılmış ve siyasi iktidarın çizdiği doğrultusunda sonuçlanmıştır.

Son yıllarda Türkiye’de ön plana çıkan Kürt karşıtlığı baştan itibaren Kobanê Davası’na damgasını vurmuştur. Dahası son yıllarda yargı hiç olmadığı kadar iktidarın elinde bir sopaya dönüşmüş, siyasi davalar bir hınç ve intikam arenasına bürünmüştür.

HDP yöneticilerine verilen son derece ağır cezalar tümüyle hukuka aykırı, keyfi nitelikte ve intikamcı güdülerle verilmiş cezalardır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) verdiği ihlal kararları yok sayılmış, hukukun evrensel ilkeleri ihlal edilmiştir.

Kobanê Davası’nda Kürt siyasetçilerine verilen cezalar aynı zamanda Kürt meselesinin barışçıl ve demokratik çözüm çabalarını zora sokarak, siyasal ortamı büyük oranda zehirlemiştir.

Kürt siyasetçilerine karşı yargı eliyle gerçekleştirilen siyasi intikam yaklaşımını şiddetle kınıyoruz.

Geçmişteki hukuk dışı ve düşmanca uygulamalar gibi, bu son davada verilen cezalar da Kürt halkının hak ve özgürlük mücadelesini durduramayacaktır.

Selahattin Demirtaş ve arkadaşları bir an önce özgürlüklerine kavuşmalıdır.   

17.05.2024

Kürdistan Sosyalist Partisi

             (PSK)

 

İçerik Başlıkları
En çok Okunan İçerik