
Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) Türkiye'de bir yıldır gündemde olan süreç ile ilgili değerlendirmelerini ve Kürt meselesinin çözümüne ilişkin önerilerini içeren aşağıdaki dosyayı Türkiye'deki birçok Siyasi Parti ve STK'lara iletti.
KÜRD MESELESİNİ SİYASAL VE EŞİTLİKÇİ YÖNTEMLE ÇÖZMEK MÜMKÜNDÜR
.Kürdistan Sosyalist Partisi olarak diyoruz ki; Silahların susması herkesin yararınadır.
Ancak, silahsızlandırma süreci Kürt halkının ulusal
haklarının tanınmasıyla tamamlanmalıdır.
Altını çizmemiz gereken bir nokta şudur;
Kürt meselesinin çözümsüzlüğü ile Türkiye’de demokrasi
yokluğu önemli oranda iç içe geçmiştir. Kürt meselesinin inkâr ve şiddetle
bastırılması, Türkiye’de demokrasinin zeminini tahrip ederken, demokrasinin
yokluğu, Kürt sorununun çözümünü daha da zora sokmuştur.
Türkiye’de demokrasiden yana her köklü değişim, Kürt
halkının hak ve özgürlük mücadelesini kolaylaştıracaktır. Kürt sorununu çözme
yönündeki girişimler ise, Türkiye’de sürecin normalleşmesine büyük bir ivme
kazandıracaktır.
Tekrar etmek pahasına şu gerçeğin altını çizmekte yarar var; PKK’nin silah bırakması önemli olmakla birlikte aslolan Kürt meselesini eşitlik temelinde çözmektir.
Mecliste kurulan komisyon ve bir bütün olarak TBMM;
- Silah bırakanların sosyal ve siyasal yaşama katılımı, siyasi nedenlerle cezaevinde olanların serbest bırakılması ve yurtdışına çıkmak zorunda kalanların dönüşü, görevlerinden alınan belediye başkanlarının göreve dönmesi için gerekli adımları hızla atabilir ve atmalıdır.
- Düşünce ve ifade özgürlüğü önündeki engeller kaldırılmalı,
- Kürdistan Partileri hakkında açılan kapatma davaları düşürülmeli,
-
İfade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki bütün
bariyerler kaldırılmalıdır.
Silah bırakma sürecine yönelik yasal ve hukuki düzenlemelere paralel olarak Kürt meselesinin kalıcı ve eşitlikçi çözümüne odaklanmak gerekir. Ve bu iki süreç birbirini tamamlayan, bütünlüklü bir sorunun aşamaları olarak planlanmalıdır.
- Yapılacak yeni anayasa Türkiye toplumunun çok uluslu, çok dinli, çok dilli ve kültürlü yapısına uygun; çoğulcu, demokratik ve evrensel demokrasi standartları esas almalıdır.
- Yapılacak yeni anayasa Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ile Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle uyum içinde olmalıdır.
- Yapılacak yeni anayasada Kürt halkının varlığı tanınmalı, Kürtçe eğitim ve resmi dil olarak kabul edilmeli, Kürtlerin, ülkeleri Kürdistan’da kendilerini özgürce yönetmesine imkan tanımalıdır.
- Öte yandan yapılacak anayasa Kürt halkına yüz yıldır uygulanan her türlü ayrımcılığın insani, ekonomik, hukuki, sosyal, kültürel yıkıcı sonuçlarını giderecek düzenlemeler içermelidir.
- Biz PSK olarak yapılacak yeni anayasanın aynı zamanda Türkiye toplumunun bütün kesimlerinin insanca ve onurlu yaşam taleplerini karşılamasını savunuyoruz.
- Yeni bir anayasa Alevilerin, bütün etnik ve dini toplulukların taleplerine yanıt vermeli, çoğulcu, katılımcı, özgürlükçü, hukukun üstünlüğüne bağlı, ayrımcılığı ret eden, barışsever, sosyal adaleti, insan onuruna saygıyı temel alan bir anlayışla yapılmalıdır.
Böyle bir anayasaya denk düşen idari, hukuki ve siyasi sistemin federal bir sistem olduğunu düşünüyoruz.
Türkiye Diğer Parçalardaki Kürtlerle Diyalog İçine Girmelidir
Ortadoğu'da yaşanan son gelişmeler devletlerin iç işleri olarak görülen birçok meseleyi bölgesel sorun haline getirmiş ve birini diğerinden ayıramaz noktalara ulaştırmıştır. Bu kapsamda ve bilhassa Suriye'de 60 yıllık Esad yönetiminin devrilmesi ile birlikte Suriye'de yaşanan gelişmeler Türkiye'yi doğrudan etkiler boyuta ulaşmıştır.
Bu çerçevede Suriye’de Kürtlerin özgürlük talepleri Türkiye iç siyasetini doğrudan etkileyecek noktaya gelmiş durumdadır.
Çünkü, eski rejimin devrilmesi ile Suriye'de Kürtler'in, Suni Araplar'ın, Durziler'in, Nusayriler ve Hırıstiyanlar'ın önüne çağdaş, çoğulcu ve demokratik temellere dayalı yeni bir sistemi kurma imkanı çıkmıştır.
Bu anlamda Türkiye Rojava’da Kürt statüsüne karşı çıkarak kendi içinde Kürt meselesini çözüme kavuşturamaz.
Türkiye’nin içerde Kürt meselesinde kalıcı adımlar atması aynı zamanda Rojava’da Kürt karşıtı siyaseti terk etmesi ve onlarla karşılıklı saygı, kabul ve çıkarlara dayalı ilişkiler kurmasına bağlıdır.
Türkiye Suriye'de Kürtler'in, Suni Araplar'ın, Durziler'in, Nusayriler ve Hırıstiyanlar'ın çağdaş çoğulcu ve demokratik temellere dayalı yeni bir sistemi kurma çabalarına destek sunmalıdır.
Türkiye, Kürdistan Federe Bölgesi ile ilişkilerini güçlendirerek sürdürmelidir.
Diğer ülkelerde yaşayan Kürtlerle saygı, kabul ve eşitlik ilkesi temelinde kurulacak ilişkiler Türkiye’nin kendi içinde Kürt meselesinin çözümünü kolaylaştıracaktır.
01.09.2025
Kürdistan Sosyalist
Partisi
(PSK)
Şiddetle Kınıyoruz
28-29 Kasım 2025 tarihinde Cizre’de düzenlenen Melayê Cizirî Sempozyomu’na, Kürdistan Bölgesel Yönetimi eski Başkanı ve KDP Genel Başkanı Sayın Mesud Barzani’nin katılımı sonrası, Türk şoven ve ırkçı çevreler tarafından koparılan fırtınayı yakından ve ibretle izliyoruz.
Melayê Cizirî, Kürt halkının ortak kültürel mirasının en güçlü simalarından biridir. Bu büyük şahsiyetin anılması ve sahiplenilmesi, sınırların ötesinde bütün Kürdistan halkının doğal hakkıdır. Sayın Barzani’nin Cizre’ye ziyareti onun en meşru ve tabii haklarından birisidir.
Ne var ki Türkiye’deki bazı şoven, ırkçı ve Kürt karşıtı kesimlerin bu ziyareti hedef alması, yalnızca kültürel tahammülsüzlük değil, aynı zamanda Kürt halkına yönelik yerleşik düşmanlığın bir dışavurumudur.
Özellikle Barzani’nin koruma ekibinde yer alan Peşmerge güçlerinin görüntüsü bahane edilerek kopartılan fırtına; Kürt halkının kendi meşru güvenlik güçlerine dahi tahammül edilemediğini, bunun etrafında sistematik bir hakaret, ırkçılık ve Kürt karşıtlığı propagandası inşa edildiğini açıkça göstermiştir.
Oysa Sayın Barzani’nin ve güvenlik ekibinin Cizre ziyaret programı Türk devletinin ilgili kurumları ve diplomatik teamüller çerçevesinde gerçekleştirilmiş resmi bir ziyarettir.
Sayın Mesud Barzani şahsında yapılan seviyesiz ve çirkin saldırlar Kürt kimliğine, kültürüne ve varlığına yapılmış sistemli bir saldırıdır ve kabul edilemez.
Kürdistan Sosyalist Partisi olarak açıkça ifade ediyoruz.
* Peşmergenin varlığından rahatsız olan zihniyet, Kürt halkının en temel haklarına dahi tahammül edememektedir.
* Sıradan bir kültürel buluşmayı bile “tehlike” gibi gösteren ırkçı anlayış, bu ülkenin asıl sorun kaynağıdır.
Bizler, Kürt halkı üzerinden yeniden estirilmeye çalışılan nefret iklimini reddediyoruz. Demokrasi ve barış isteyen herkesin bu saldırgan Kürt düşmanı dil karşısında net bir tavır alması gerektiğini vurguluyoruz.
Kürt halkının dostluklarını ve meşru kurumlarını kriminalize etmeye çalışanlara karşı sesimizi yükseltmeyi bir görev görüyoruz.
04.12.2025
Kürdistan Sosyalist Partisi-PSK
Basın Bürosu
Dem Ne Dema Bêhêvîtîyê Ye Zanebûn û Îradeya Azadiyê Ya Gelê Me Ji Her Demê Bilindtir e
Umutsuzluğa Yer Yoktur. Halkımızın Özgürlük Bilinci Ve İradesi Her Zamankinden Daha Yüksektir.
Kürt Halkı Mam Celal’i Unutmuyor
Gelê Kurd mamê Xwe Ji Bîr Nake
25 Eylül: Bir Halkın Özgür geleceğe Dair Umudu
25ê Îlonê Hêvî Ye Ji Bo Paşeroja Azad
YEKXISTINA HÊZÊN PÊŞMERGE LI KURDISTANA BAŞÛR GAVEKE DÎROKÎ YE, PÎROZ BE
GÜNEY KÜRDİSTAN PEŞMERGE GÜÇLERİNİN BİRLEŞTİRİLMESİ TARİHİ BİR ADIMDIR, KUTLUYORUZ
Şehîd Dr. Saîd û Hevalên Wî Nemir İn
Pirsgirêka Kurd heta çareser nebe, aşitî û aramî nayê herêmê!